17 Ocak 2017 Salı

Kitap Aşkı

Hafta sonu kitap fuarına gittik. O kadar kalabalıktı ki iğne atsan yere düşmez sözü tam da bu durumu anlatıyor desem yeridir. Arabadan inip yürüsek acaba daha mı çabuk gideriz diye bile düşündük. Dışarıda uzun bir kuyruk vardı. Genç, yaşlı, hamile, çocuk demeden gelmiş insanlar. Üstelik hava da o kadar güzeldi ki. Tam dışarıda gezilecek hava. Ama insanlar kitap fuarına gelmeyi tercih etmişti. Valla mutlu oldum bu durumdan. Ama bir dakika ya hani biz kitap okumayı sevmeyen bir millettik. Araştırmalara göre haberlerde, gazetelerde Türkiye’de insanlar kitap okumuyor demiyorlar mıydı? Buna göre bir terslik olmalıydı değil mi? Ya da insanlar bir hevesle kitap alıyorlar ama sonrasında okumuyor olabilirler miydi? Yoksa içimizde bir kitap aşkı var mıydı sahiden? İşte zihnimde bu sorularla bütün bu soruların cevaplarını düşünerek içeri girdik.
Bu sene de kitap fuarında çocuklara çalıştık. Onlar için çok güzel kitaplar aldık. Hatta yazarlarına imzalattık hatırası olsun diye. Aslında amacım çocuklara kitapları ve okumayı sevdirmek. Her kitabın bir emeğin ürünü olduğunu hissettirmek ve onlara örnek olmak. Şimdilik etkisinin olduğunu da gözlemliyorum. Umarım böyle devam eder. Biz senelik bir hedef belirliyoruz çocuklar için ve kitap sayısını da ona göre alıyoruz. Bu sene geçen seneye göre hedefimizi arttırdık. Okudukça kitapların yorumlarını buradan paylaşacağım.
Fuardan sonra ne mi yaptım? Aklıma gelen o soruların cevaplarını bulabilmek adına biraz araştırma yaptım. 2016 sonuçlarına göre Türkiye, dünyada kitap okuma oranları bakımından 11. sıradaymış. PISA sonuçlarına göre ise 70 ülke içinde okumada 49. sırada yer alıyor. Bu arada PISA hakkında ufak bir bilgi vermek gerekirse PISA olarak kısaltılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından 1997'de geliştirilen bir uygulama. Her üç yılda bir uluslararası çapta 15 yaşındaki öğrencilerin başarısını sınayan bu uygulamanın amacı dünyada okul çocuklarının başarısını karşılaştırmak ve test etmek. Yani bilimsel verilere göre ortada çok da parlak bir tablo yok. Fakat görüntüde de bir kitap sevgisi var.

Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Acaba biz kitapları bir hevesle alıp sonrasında “nasıl olsa sonra okurum” diye bir köşede bekletiyor muyuz? Yoksa içimizde bir okuma aşkı var da harekete mi geçiremiyoruz? 

18 yorum:

  1. Merhabalarrrr...yeşimlehertelden iade-i ziyaretinize geldim naçizane :) 1.hafta sonu kitap fuarına gitmek büyük cesaret..Malum her yer tıklım tıkış..2.kitap konusunda her iki şıkka da katılıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok memnun oldum. Ne iyi ettiniz de geldiniz ziyaretime. Çok mutlu oldum gerçekten. Hafta içi çalışınca ve çocukların okulu olunca mecburen hafta sonu gidebildik;) Yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. türkiyede kitap okuma süresini biliyor musun. yılda bir dakika kişi başına :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi misin? Peki bilimsel bir araştırma sonucu muymuş bu rakam. Öyleyse durum vahim :)

      Sil
  3. son yazıma bi baksanaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili deeptone baktım ve cevap yazdım:)

      Sil
    2. nerde yazdııın kii göremediim yaa. yaa anlatamadıım ki, blogumda son yazımda sen varsııın yaaa iştee :) onu gördün mü diyom kiiii :)

      Sil
    3. Gerçekten mi? Aaa çok sevindim:) Canım ya şimdi anladım. Ben de zannettim ki yalnız ve özgür için yazdıklarımı gördün mü? Ah kusuruma bakma bu aralar yoğunum. Sanırım dikkatimden kaçtı. Hemen geliyorum:)

      Sil
  4. Evdeki duruma göre değerlendirecek olursam ben ciddi anlamda kitap okuyorum. Ancak oğlum pek öyle değil. Oğlumun geçen yıl kitap fuarından bir heves aldığı, benimde oğlum kitap okuyacak ne güzel mutluluğuyla bir yığın para verdiğim kitapların kapakları henüz açılmadı:( Bence hevesle alınan kitaplar genelde kitaplık bekliyor olabilir. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili persephone sanırım erkek çocukları okuma konusunda daha isteksiz oluyor. Benimkiler de ilk zamanlar öyleydi. Hatta "kitaplık" başlıklı yazımda biraz bahsettim bu durumdan. Özellikle ince kitapları seçiyorlardı mesela. Beğendikleri, sevdikleri için değil de çabuk bitsin diye;) Kitabın kahramanı bir kız çocuğuysa okumuyorlardı o kitabı. Bunlar kızlar için diyorlardı. Şimdi kitap alırken önce araştırıyorum sonra onlardan önce ben okuyorum kitabı. İlgi alanlarına giren sevebileceklerinden emin olduğum kitapları alıyorum. Örneğin futbolu çok seviyorlar. Konusu futbol olan ya da futbolsever bir kahramanı olan kitaplara hayır diyemiyorlar. Şimdilik işe yarıyor bakalım. Değerli yorumun için çok teşekkür ederim:)

      Sil
  5. Ben kitap fuarlarindaki kalabalığı çok seviyorum almasalar okumasalar bile demek ki o ortamın havası için cocuklarını getiriyorlar. Oğlum 10 yaşında ve tam bir kitap kurdu bu konu da söyleyebileceğim en önemli şey çocuklara kitaplarını kendilerinin seçmesine izin vermek gerek en etkili yöntem bence bu ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o atmosferi seviyoruz biz galiba her şeyden önce;) Her çocuğun sevebileceği ve okuyabileceği bir kitap mutlaka vardır.Çocukların kendi kitaplarını kendilerinin seçmesine fırsat verilmesi hem okuma alışkanlığı kazanmalarında hem de kendine güven noktasında etkiliyor çocukları. Küçük kitap kurtları kazanmak için bu etkili bir yöntem bence de:)

      Sil
  6. Kitap fuarlarında ki kalabalık, yazarlarla tanışabilme,imza alabilme yepyeni yazarlar keşfetme çok çok mükemmel şeyler.Bende bir hevesle kitap alıp okuyanlardanım hatta sün D&R dan 9 tane kitap siparişi verdim elimde okunmamış bir o kadar kitabım varken. Onları kitaplığıma dizip sırayla okumak benimde zaafım sanırım :) blog keşifte buldum sizi bana da beklerim http://masalzehra.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu zaaf bende de var:) Belki de birçok kitapseverde de var. Hoş geldiniz bloguma. Ne iyi ettiniz de geldiniz. Ben de iade-i ziyaret için uğruyorum hemen:)

      Sil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  8. Deep Tone'un sayfasında duyurduğu adresinize izleyici olmak üzere geldim. Merhaba :)

    YanıtlaSil
  9. Deep Tone'un sayfasında duyurduğu adresinize izleyici olmak üzere geldim. Merhaba :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz. Çok mutlu oldum:)

      Sil